Uraganik











Bu amigurumiden kitap ayracı işi sardı beni. Eşekcikle başlamıştım, kocakulak olmuş bir ayı ve bi de ördek kafası yaptım ardından. Arada kayınvalidedeyken Betül’ün kitap kurtlarından attırıverdim yeğenlere.
Boş gezenin boş ayraçcısı olarak kariyer yapacağım, nassı ama?


solar sözümü tuttum bak :)

tümüne evet diyecek bi oyun arkadaşı yok ama dünyada, olsun…
hemen pes ediyor arkadaşlar.

yine de bu blogda bana oyun arkadaşlığı yapan herkes için söylesin Bülent amca,
konuşmasaaam taş olsam…

Su olsam Ates olsam – Bulent Ortacgil

*titr; ismin önüne gelen ve ünvan, kariyer bildiren kelime

bkz: cümle içinde;

-akşam canlı yayına şu şu adamı çıkaralım diyom, ne den?
- titri neymiş ki, kimin nesiymiş?
-titri (genelde tilti diyen de çoktur, tilt olurum ben de onlara ayrıca) askeri stratecik psikoloci ve dermatoloci uzmanı nahit özkan can (misal)



Bi kaç hafta önce burada görmüştüm bu eşek kafalı kitap ayracını. O günden beri yapmak istiyorum. Hem orjinal hem de işlevsel bi çalışma olmuş bence.

*

Bir şeyler yapmak elbette önemli ama; süs eşyası sevmeyen biri olarak bitirdikten sonra bi köşede pineklemek zorunda kalacak işler yapmak bana göre değil.

*

Çocukken en sevdiğim şarkılardan biriydi, şimdi bu kadar eşek deyince aklıma geldi. 7′den 77′ye yi izlediğim günleri getirdi aklıma, hey gidi BArış MAnço :)

Arkadaşım Eşşek – Barış Man�o –



{Mart 23, 2009}   su verdiğin çiçekler …

Yine geçmiş gitmiş zaman, yine günler olmuş yazmayalı. Şunu farkettim ki olanı biteni olduğu gün kayda geçmezsem sonra hiç bir detayı hatırlamıyorum. Kabaca şunu yapmıştım, diye aklımda kalıyor. Öyle olunca da ancak ortaya karışık bi şeyler çıkıyor işte.

  • N. anne, şubatta olacağını söylediğim anjiyoya girdi, geçtiğimiz hafta. Anjiyo diye girdi, balon yapılmış ve stent takılmış olarak çıktı. 15 dakikalık anjiyo 1 buçuk saat sürünce hepimiz telaşlandık, ameliyattan bir gün önce acil bir durumda gerekenin yapılması için doktora imza verdiğinden hiçbirimizin haberi yok tabi. Bi müdahale yapılacak olsa sorarlar, diye düşünüyoruz, doktorlarda bir şey demiyor. Sıkıntılıydı epey. Geçti ama. İyi şimdi çok şükür. Hastanede kaldığım sürede n. anne uyurken bu yumurtalardan ördüm, yeğenlere ve elif’e.
  • Bir buçuk-iki yıldır hayalini kurduğumuz proje, A’nın evde geçirdiği dört aylık zamanda dilediği gibi çalışabilmesi nedeniyle ete-kemiğe bürünmeye başladı ama sanal olarak:) Bu animasyon denen şey başka bi alem yaa, bi bakışı vermek, bi topu bir yerden başka bir yere attırmak için bile tonla komut vermek gerekiyor. İnsan; vücudundaki mucizeye ve o mucizeyi halkedene hayran olmadan edemiyor. Karakter ve sahne tamam olduğundan beri ben de senaryosu için çalışıyorum. Yazıyorum sonra bakıyorum, yazdıklarımı yapan küçük bi kız, nefis bi şey. Tadını çıkarıyoruz ailecek, kikirik prova seslendirmeler yapıyor, şimdiden yazdığım bir-kaç bölümün repliklerini ezberledi bile. Oysa daha son haline epey zaman var. Çok çalışmak lazım çok :)
  • Hayatın cilveleri; 11′in de 31 olacak, 12’sinde asker.
  • Elif hırçınlaşıyor gitgide, sürekli anlatıyorum, bunun bi zorunluluk olduğunu, babasının isteyerek onun yanından ayrılmadığını, gitmezse cezalandırılacağını ve bunun daha kötü olduğunu filan, babası da devamlı konuşuyor ama nafile, kafası basıyor ama anlamak istemiyor kalbi kırılıyor yine de :(
  • Bunu dinliyorum bir de son zamanlarda sık sık …

Pinhani – Unutuldular –



Günler debisi yüksek akarsu şeklinde akıp gidiyor. Tuhaf bi koşturmaca hali, dönüp baksan elle tutulur bir şey de yok, her zaman ki yetişememe duygusu. Arada; bi dinginlik,bi bişeyler oluyor ama uzun sürmüyor, huzursuz ruhum benim. Dönüp bakınca on günden aklımda kalanlar;

  • Güzel yağmurlar yağdı, ip gibi olanlardan, çıkıp ıslandım.
  • 10 günde 4 sabah yürüyüşü, iki aile bir de doğum günü ziyareti yaptım. Bir büyük alışveriş, kikiriğin oyun parkı takılması, fast food’un dibine vurdum bi de…
  • Akşam oldu mu köşeme geçip, uzattım ayaklarımı, ooooh. Kendime bu çızıklı çorapları aldım yenile, pek bi pofuduk. Fotoğrafını çekip unutmuşum, biraz önce A. makineye bakıyordu, “ayaklarını fotoğraflayan kaç kişi vardır acaba” dedi gülerek , cevap olarak “ayaklarımı değil çoraplarımı fotoğrafladığımı” söyledim de ondan aklıma geldi çektiğim :)
  • Hani bebek örüyordum ya, bitti o teee ne zaman. Kikirikten alıp fotoğraflayamamıştım bi türlü. Adını Nazlı koydu, gittiğimiz yerlere taşıdı ve bebişe ördüğüm ressam şapkayı da bu ziyaretler sırasında bir yerlerde unuttu, çok güsel olmuştu ama yaaaa :(
  • Örmeye devam ediyorum, tığla örülen süeterimsi bir şey var elimde şimdi, o bitince pofuduk hayvancık öreceğim, elyaf aldım kocca bi torba :) Elif bebeği sevdi ya , ne görse “anne bundan örebilir misin” diyo. Ben de kocaman gülümsüyorum, aha böyle :D
  • Hala merak eden varsa, ne birleşik’e gittim, ne nergis aldım, ama hayali bile iyi geldi, kokusu burnumda hala nergislerin.
  • Bir de ilk kez isimleriyle dua ettim birilerine, başarması zor oldu. Aklından geçirerek dua etmek başka, dilinden çıkarmak çok başkaymış. Ama o da oldu işte, her namazın ardına ekliyorum da üstelik :) İnsan ne tuhaf bi varlık yaaa, nerden nereye ….
  • A. upuzun olmuş sakallarını kestirdi yenile, ana-kız alışmıştık ama babası dahil pek çok kişi yadırgıyordu. Örgüt üyeliğinden, cami imamlığına, mevlithanlıktan, sahte şeyhliğe kadar pek çok benzetmeye muhatap oldu garibim, ama biz sevdik. Pek bi ton ton olmuştu simsiyah sakallarıyla. Bu arada sahte şeyh benzetmesi de şahsıma ait efenim, benim gibi eşi olanın düşmana ne ihtiyacı var :)
  • Askerlik süreci hızla yaklaşıyor ya, evle ilgili sorumlulukları hatırlamaya çalışıyorum ben de; faturalar, alış-veriş, apartman aidatları. Evlendiğimden beri bu tip konularda kılını kıpırdatmayan biri olarak, alışması zor olacak. Hele arabanın haziranda yapılması gereken muayenesi yok mu, acayip büyüyor gözümde. Kayınpederden destek alacağız bu konuda başka çare yok.
  • Ama bunların hiç biri Elifciğimin babasına duyacağı özlemi gidermeye çalışmaktan, günlerin çabucak geçeceğini söylerek onu avutmaya çalışmaktan daha zor olmayacak eminim.
  • neyse efenim, vakit doldu. Sosisli sandviç yapmam için ev ahalisi bekliyor, kaçtım ben.
  • vesselam.


ve benzeri