Uraganik











  • Yoktum evde epeydir, bugün döndüm. Ben burada yokken bi bebek geldi dünyaya, dünyaya geldi ama başına neler neler geldi. Dil bağı kesildi, sarılık tedavisi gördü, annesi onu az kalsın bi takside doğuruyordu ama 10 dakikayla kaçırdı. İlginç bi doğum hikayesinden mahrum kaldı yunus efe.
  • Ve dünyaya gelirken yeni bebeler, başka ana kuzuları da kurbanı oldu terörün. Yüreğimiz ağzımızda izledik bültenleri. Hele bir de bizim askerden 36 saat haber alamayınca mahvolduk. Telefon ne büyük nimetmiş, yaşasaydın ellerinden öpmeyen ne olsundu Graham amca.
  • Şükür ki dün gece konuşabildik adamımla.
  • Bi de “pabuç vakıası” atlattım evimde olmadığım süre içinde. Yaşarken sıkıcı, sonradan düşününce komik gelen cinsten.
  • Pabuç alıcam ne zamandır, topukluları artık giymediğimden ve botta yazın çekilmediğinden düşünüyorum epeydir. Nesini düşünüyorsun diyene hatırlatırım, alış-veriş özürlü ve dahi kararsızın önde gideni olduğum bilinsin yani. Bu yüzden pabuç almak deyip geçmemek lazım, oyalayıcı bi iş benim için. Şimdi A. burda yok ya, kimse elimi cebime attırmak istemiyor tabi. N. anne ile birlikte pabuç almak için çıkıyoruz, düz tabanlı olmalı, ya da alçak topuklu. Sporlarda gözüm, pantolon altına hani. Giyemiyorum öyle egzantrik, cambazlık isteyen pabuçları. Boyuma mı güveniyorum asla. Çekinmeden söylerim bi buçuk metreyim, diye. Eskiden, bu konudaki kompleksimi aşmadan önce 1.53 derdim sorana, üç santim çok bi şey değiştiriyormuş gibi :)
  • Ne diyordum pabuç, gözüm sporlarda ama beğendiğim bi şey bulmam imkansız gibi, çok fazla şart öne sürüyorum, hepsini bir arada bulmak zor. Hem yanımda 55′inde bi kayınvalide var. Beğenme ihtimalim olan onun içine sinmiyor. Yorulmasını istemiyorum ayrıca, altı üstü pabuç, hem botlarımın nesi var, seviyorum onları, o kadar pabucun arasında vestiyerden onu seçiyorsam bi bildiğim var. Bakıyorum ortak nokta bulmak zor, ayağımda o botlarla eve geri dönsem çok da üzülecek, önemsiyor böyle şeyleri. Çekiyorum gözlerimi sporlardan, klasik modellerde geziniyorum. Hemen bi tane alıvermeliyim, yoksa imdaaaat diye bağıracağım. Sessiz imdadıma ayakkabıcı yetişiyor, bi tane uzatıyor, anladı derdimi bu adam. Hemen deniyorum, tamam diyorum, bunu alıyorum. Bu sırada içimden şunlar geçiyor, kendimi ikna etmeye çalışıyor olmalıyım ; geçen yıl aldığım çantamla rengi uyar. bi ilk olur hem, aynı renk pabuç-çanta kullanmış olurum, o kadar kadın bunu yapıyorsa bi bildikleri vardır herhalde, sporları da çıkıp kendi başıma alırım, daha kolay olur vs vs… Sonunda bitiyor, aslında bir buçuk iki saat sürüyor ama bana çoook uzun geliyor. Annemle de alış-veriş yapamam ben zaten, beğenmez aldıklarımı. Anneler niye hep şıkır şıkır kızlar ister ki, bak ben istiyor muyum?
  • Bi pabuç hakkında bundan daha uzun yazabilecek varsa çıksın karşıma, alırım paçasını aşşa, bu daha özet, istersem beşe katlarım bu konuda yazacaklarımı.
  • Yani nedir, benimle bana bir şey almak için alışverişe çıkılmaz, ben bile çıkmıyorum bak :)
  • Kendim dışında herkes için en güzelini seçebilir, şık şıkırdım yakıştırabilir, en uyumlu kombinasyonları oluşturabilirim. Bir tek kendimde işe yaramıyorum.
  • Olsun, ben böyle seviyorum kendimi ayrıca, sevmeyenler düşünsün :)

O kadar yazmış, ne menemmiş şu ayakkabı diyene, buyur bak;

sonnot: iyi ki istemeyerek yazdın ha, Allah’ın gevezesi…



Yorum Yapın

ve benzeri