Uraganik











Şimdi biyo nun blogunda gördüğüm anketi, her ne kadar ziyaretçi sayım sınırlı da olsa, buraya taşımak istedim. CHP İzmir milletvekili Dr. Canan Arıtman’ın, “Bebek tecavüzcülerinin ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını” öngören yasa teklifinin bir an önce yasalaştırılmasına destek vermek isterseniz, bir evet de siz tıklayın efendim.



{Kasım 30, 2007}   Every day for us something new

Bugün yazacaklarımı yine maddelesem iyi olacak.

*İnterneti açıp da düşen uçağı ve kurtulan olmadığını öğrenince çok üzüldüm. Vefaat edenlere Allah rahmet eylesin, yakınlarına da sabır versin inşaallah.

*Havalar soğuduğundan beri sigara içmek işkence haline geldi. Bilgisayarı ve tabi çalışma odasını kikiriğin de kullanımına açtığımızdan, odayı saatlerce havalandırma imkanı da kalmadığından, balkonda sigara içiyorum. Giyin, örtün çık, üşüye üşüye iç, neyim ben yaa. Bazen tüm bu şartlara rağmen sigara içmeye devam ettiğim için salak olduğumu düşünüyorum. Üstelik benden sadece 3-4 yaş büyük eski iş arkadaşlarımdan ikisinin anjiyo olacağını öğrendim ve
tırstım. Kurtulmalı bu illetten. Yoksa genç yaşta damar tıkanıklığından gideceğimi sanıyorum.

*Elifciğim son dönemde yeni yeni hallere giriyor. Sandalyelerin arasını açıp, birinden diğerine geçiyor, yüksek sehpalarımızın üzerine ellerini koyup, vücudunu yukarı çekip, bırakıyor ve bunun gibi pek çok akrobatik harekete imza atıyor sonra da “anneeeee bak ben ne yapabiliyorum?” diye bağırıyor. :)

*Elif’e bu aralar sık sık ıhlamur içiriyorum, bu sabah bana ne dese beğenir siniz? “her gün ıhlamur ıhlamur ıhlamur, bıktım artık yaaaa” Ben de cevaben diyorum ki buradan; “her gün öksürük öksürük öksürük, bıktım artık yaaaa” :)

*Evdeki parça iplerle Elifciğe yatak örtüsü örmeye başladım, afgan işi mi diyorlar, kırk yamamı her neyse, rengarenk ve farklı modellerden oluşan motiflerle karmakarışık bir şeyler yapıp, sonra da birleştireceğim. Bakalım neye benzeyecek, uzun vadeye yaydım bu işi tabi ki.

*Ve soların blogunda Apocalyptica’dan dinlesem de, buraya Metallica versiyonunu koymayı tecih ettiğim şarkı da bugünün şarkısı olsun. Nothing else matters

Every day for us something new
Open mind for a different view
And nothing else matters



{Kasım 29, 2007}   haberin komediyiyeni

Dün akşam yine Birand’ı izliyorum, şu kaçırılan rahip ile ilgili telefon bağlantısı yapmış, enkırmenimiz. Fakat telefonda konuştuğu adam öyle ağır konuşuyor ki, üstelik bir şey de bilmiyor. O bağlantıyı ayarlayan muhabir yayından sonra paparayı yemiştir kesin, neyse efendim, Birand adama soruyor,
-olay nasıl olmuş?
Adam diyor ki,
-manastırdan çıkmış, yürürken bir arabaya bindirilmiş vs…
Birand gıccık oldu ya bağlantıya, gerildi zaten acayip, diyor ki;
- Malatya’dan çıkmış nereye gidiyormuş, Olay Midyatta gerçekleşmemiş mi?

Koptum gene, sen çok yaşa emi M.A.B

ziyaretçiye not:Profilimi okuma zahmetine katlanmayıp bir de üstüne, bu uragan nereden anlıyor, adam gerilmiş; muhabiri paralayacakmış filan diyorsanız; 4 yıl iki ayrı ana haber sunucusunun asistanlığını yaptım efendim, üstelik bu iki kişinin haber bültenlerinin yapımcısıydım aynı zamanda. Bilirim canlı yayın gerginliği nedir, nasıl ortaya çıkar, tedavisi nedir? Hoşa gitmeyen bağlantı sonucu, haber arasında enkırmenler muhabirleri hakkında ne de güzel konuşurlar, bilirim.
Kısaca anlarım yani, canlı yayında bir enkırmen nasıl gerilir?



{Kasım 28, 2007}   Hero
Bugün acayip “Hero” izleyesim var.


{Kasım 28, 2007}   Uragan yumurtluyor

Dün akşam da her akşam olduğu gibi Birand’ın bültenini izliyordum. Adamcağız, operasyon ihtimali doğduğundan beri, sınır hattına yerleştirdiği muhabirleriyle canlı yayında muhabbet ediyor, bu yüzden seviyorum ben bu adamı, tarzını yani. Canlı yayınmış, hataymış, yanlış anlaşılırmış, mühim değil, Birand düzeltir. Neyse efendim, muhabire diyor ki, -Talabani ile ilgili bir gelişme var mı?
Allah Allah diyorum, biraz önce bültenin başında bulduk Talabani’yi diyordu. Bu adam ne yapıyor?
Garibim muhabirin bir şeyden haberi yok, -araştırıyoruz, soruşturuyoruz, Avrupa ülkelerinden birinde olduğu söyleniyor vs.. içi pek dolu olmayan cümleler kuruyor, kelebeğin diğer karesinde Birand hınzır hınzır sırıtıyor. Yaaa, geçirdim işte bak, der gibi gülüyor. Muhabir bir yandan konuşuyor, bir yandan da eminim, “nassı bi tonga bekliyor beni” diyordur.
Neyse efendim, çocuğun bağlantısı bitti, Birand bu habere ayırdığı dakikaları görünüşte boşa çıkaran, ama aslında “bakın her saniye güncelleniyoruz, sürekli taze bilgiye ulaşıyoruz, bölgedeki muhabirin bile ulaşamadığına, ulaşıyoruz” mesajını alttan alta veren açıklamasını yapıyor.

Meğer Milano’daymış Talabani. Otelinden çıkarken futbol için oraya giden türk gazetecilere yakalanmış. Detayını da anlatıyor, korumaları kalabalıkmış, fotoğraf makinesi de yokmuş, gazetecilerin yanında(şimdi olmadı ama, makinesiz çıkmam abi!) Biri plan yapıp, dışarı çıkıyor, bilmem hangi ünlü mağazanın kapısının karşısına geçip bekliyor, Barzani gelirken de cep telefonu ile de fotoğrafını çekiyor. Yetmiyor bir de diyor ki Birand; “Bakın yarın yazacak Selahattin Duman, okuyun görün”:)))))
Bahsi geçen köşe yazısı da burada

Ha hay,ha hay ben bu adamı izlerken eğleniyorum gerçekten. “Birand yumurtluyor”, bölümünü hiç kaçırmıyorum özellikle. İşin gırgırı bir yana, adam yılların habercisi, adı ne tür şaibelere karışırsa karışsın* yıllarca habercilik yaptı, ama hala tutkuyla bağlı işine ve hala heyecanla yapıyor bu işi. Kaç haberci, gündemi meşgul eden hadise neyse ve nerede geçiyorsa, oraya gidip haber sunar yaw, çıkabilecek tüm teknik sorunlara rağmen üstelik. Kendi gitmese, muhabirleri var, her yere dağıtır, bağlanır da bağlanır. Doğru-yanlış, taraflı yada tarafsız; işin o tarafında değilim. Orası çok su götürür. Ama;
Yaşına rağmen bu zor mesleğe aşkla sarılan bu adamı takdir ediyorum…

*(Maddi şaibelerinin dışında Trt yıllarında bütün Kültür bakanlığı arşivini kopyaladığı üzerine çok konuluşulur, Ankaralı haberciler arasında. Yüce Birand, bize de verseydin ya şu sırrı, saniyelik görüntüler için anamız ağladı zamanında yaaa.:))

Bir de izlemeyenler varsa, bu Birand haberi kaçmaz.



ve benzeri