- Ne yapayım Sevinç. Ben kedi miyim… ?
1. Her sabah kalkar kalkmaz tv’yi açıp, operasyon haberi olup olmadığına bakıyorum. Girildi, girilecek, ne zaman düşeceğiz birbirimize korkusuyla ve Allah yardım eder de badiresiz ve kardeşçe atlatılır bu sorun ümidiyle haber sitelerini tarıyorum sonra.
2. Sıkıntılı olduğum zamanlarda rahatlamamı sağlayan büyük kurtarıcım; şişler ve ipler hayatımı istila etti. Durmadan, usanmadan örüyorum. Bu Kikirik için ördüğüm süeter…
Ve dahası da var, başladım mı duramıyorum işte..
Kocaman bir örgü çantası yaptım kendime. Birini bırakıp, birine başlıyorum.
3. Elifciğimin; kendi varlığını ispatlama süreci epey sancılı geçse de, ben geçtiğimiz yıllara göre daha sakin kalmayı becerebiliyorum. Bazı günler tümüyle ümidimi kaybettiğim oluyor ama dışardan baktığımda sorunlarla başetme kapasitemin yükselişini pekala görebiliyorum.
4. Nihayet Lost maceramızın sonuna geldik. Dizinin Amerika’da yayınlanmış tüm bölümlerini (18 günde 70 küsür bölüm) izledikten sonra, uykusuz ve kafamda hala bir sürü soru işaretiyle; “yeni bölümleri çekerler mi acaba?” diye bekliyorum.
5. Biraz da kendimle ilgileneyim, diye düşünüp bazı kan tahlilleri vermek üzere yarın hastaneye gideceğim. Sabah erkenden Esma’yla (eltim-hiç hazzetmem bu kelimeden, zira bir daha kullanmayacağım.) buluşup, hastane gezintisine çıkacağız. Ondan sonra da muhtemelen günü birlikte geçirip; yeni ipler ve belki de yeni ciciler almış olarak eve döneceğim.
6. Çok şükür “Babil’de ölüm, İstanbul’da aşk” ı okumaya başladım. Fuzuli hep merak ettiğim isimlerden olmuştur. Bakalım onu “roman kahramanı” olarak okumak nasıl olacak.
7.Son günlerde çembere takmış vaziyetteyim, daha doğrusu çemberin neresinde durduğuma. Aya karşı, bir yandan sigaramı içip bir yandan Yeni Türkü’nün çember şarkısını söylüyorum, gece 2′lerde filan. Ve bu arada aklımdan tonla soru ve tonla cevap geçiyor.
İşin tek kötü yanı cevaplar, kafamdaki sorularınkiler değil…
3 gecedir düzenli olarak yatmadan önce balkona çıkıp bir sigara yakıyorum. Aya bakarak ve içimden ay ile ilgili güzel cümleler geçirerek onu içiyorum. Sonra sigarayı söndürüp, tam içeri girecekken son bir defa aya bakıyorum. Ve sonra uyuyorum.
İki akşamdır kızımın kendisinden 1 yaş büyük olan en yakın arkadaşı İremsu yemekte bizimle oluyor. Daha doğrusu, akşam üzeri beş gibi geliyor, sonra on gibi gidiyor. Elif bu durumdan çok memnun. Dün akşam çok keyifli bir akşam yemeği yedik birlikte. Üstelik kızım tabağındaki yemeği kendisi yedi. Yuppiiiiiiiiiiiii.