Dün akşam iftarda Elif’in amcasındaydık. Çocuklar için bir hayli eğlenceli oldu bu ziyaret. Sık sık bir araya gelemediklerinden özlüyorlar birbirlerini. Sonra da buluştuklarında varın görün gümbürtüyü. Yedik, içtik, havadan sudan muhabbet ettik ve evin yolunu tuttuk.
***
Sahurda arayıp annemleri iftara davet ettim, bugünün iftarını da bizde yaptık. Bir yandan ev temizliği, bir yandan yemek derken bir hayli yorulmuşum. Babacığımın her zaman olduğu gibi yoğun bir programı olduğundan erken kalktılar. Elif de tutturdu “ben de size geleceğim dede” diye. Neyse efendim benimkileri eve bırakmak için hep beraber çıktık yola. Küçük hanım eve çıkıp dayısıyla oynayacaktı 15 dakika, yolun yarısına gelmeden sızdı kaldı kikiriğim benim. Son bir haftadır öğle uykularını arada kaynatıyor, ondan sonra da bir sızıyor, yerinden kıpırdatmak mümkün olmuyor. Şimdi mışıl mışıl uyuyor, rüyasında küçük kediler görüyordur eminim. Kızım hastalık derecesinde kedi seviyor ve yatırırken ona neredeyse her akşam “rüyanda küçük kediler gör emi kızım” diyoruz, o da “tamam” deyip gözlerini yumuyor.
***
Bugünün özeti de kısaca (pek kısa olmadı ama) böyle.
Yarına Allah Kerim.
